Beslenme
»
Sağlıklı Besinler » Şap Hastalığı ve Hayvansal Gıdalar
Son yıllarda
sağlık gündeminde geniş yer tutan BSE (Bovine Spongiform
Encephalopathie, Deli Dana)’den sonra, yine İngiltere’de
binlerce hayvanın kesilmesine ve imha edilmesine neden olan
Şap Hastalığının görülmesi, tüketicinin aklını
karıştırmıştır. Uzun yıllardır Türkiye’de de görülen şap
hastalığının seyri, bulaşma şekilleri, hayvan ve insan
sağlığı, gıdalarla insanlara bulaşma durumu yönünden,
toplumun bilgilendirilmesi uygun olacaktır. Şap (Aphthae Epizootica, Foot and Mouth Disease: FMD), sığır, koyun, keçi, domuz ve vahşi ruminantların çok bulaşıcı bir enfeksiyonudur. Hastalık ilk olarak 1546 yılında italyan Hieranymus Fracastorius tarafından tanımlanmıştır. Kuzey ve Orta Amerika (Panama’nın kuzeyi), Avusturalya, Yeni Zelanda ve Kanada haricinde dünyanın pek çok ülkesinde tespit edildiği bildirilmiştir. ETKENİN
ÖZELLİKLERİ ve KLİNİK BELİRTİLER Virüs güneş ışığına ve dezenfektanlara karşı çok duyarlı olmasına karşın, + 5°C’nin altındaki sıcaklık derecelerinde, soğuk muhafaza ve dondurma sıcaklıklarında canlılığını yıllarca korur. Sığır derisi ve kıllarında 4-6 hafta, salya ve gübrede 1-4 hafta, suda 3-4 ay, toprak yüzeyinde 3-28 gün, kontamine ayakkabılarda 11-14 hafta canlılığını korur. Canlı kalabildiği pH aralığı, pH 6.5 – 9.5 tir. Daha düşük pH değerlerinde (<pH 6.0) inaktivasyon süreleri; pH 4’ün altında <15 saniye, pH 6.0’da 2 dakika, pH 7.0’de birkaç hafta olup, 9.5 ten yüksek pH değerlerinde süratle inaktive olur (pH 12.5’da <15 saniye). Bu nedenle NaOH (% 1’lik) ile pH 14 olan solüsyonlar etkili dezenfektan olarak kullanılır. Virüs, yüksek tuz konsantrasyonlarından etkilenmez. Sıcaklığa dayanıksız olan etken, 60°C’de 5 dakikada, 80°C’de ve pastörizasyon işlemi sırasında canlılığını koruyamaz. Etken, şap hastalığından ölen ve/veya kesilen hayvanların salgılarında ve dokularında bulunabilir. Viremi esnasında kesilen hayvanların tümünde ve mezbaha ürünlerinde virüs bulunur.
HASTALIĞIN YAYILIŞI
HAYVANLARDA KLİNİK BULGULAR ve EKONOMİK ÖNEMİ
İNSANLARA BULAŞMASI ve KLİNİK BULGULAR
HAYVANSAL KÖKENLİ GIDALAR ve ŞAP Genelde teknolojisinin de uygun olması nedeniyle yüksek pH’lı etler salam ve sosis üretiminde değerlendirilirler. Bu ürünlere, üretim teknolojilerinin gereği olarak haşlama işleminin uygulanması etkenin inaktivasyonunu sağlar. Etken, fermente sucuklarda ise 14 gün içerisinde canlılığını kaybeder. Hayvan Sağlık Zabıtası Kanununun 484/4 nolu maddesi gereği, Şap hastalığı başka bir hastalık ile komplike olmuş ise, veya kaşeksi (hayvanın besi durumunun kötü olması) ve kas bozuklukları varsa tamamen, aksi taktirde sadece hastalıklı kısımlar ve tırnaklar imha edilir. Dil ve başın sağlık kontrolü altında kaynatıldıktan sonra gıda olarak tüketilmesine izin verilir. Bu nedenle Şap hastalığına yakalanmış ve/veya semptomları yeni göstermeye başlayan besili hayvanlar, Veteriner Hekim denetiminde kesime sevk edilerek, iç organlar, baş, dil, tırnak ve deri imha edilerek, etleri 48 saat olgunlaştırılmaya bırakılır. Bu süre sonunda etin pH değeri ölçülerek, pH’nın düşüp düşmediği saptanır. Bu aşamada, DCB ve DFD etler ayırılarak, Veteriner Hekim kontrolü ve izniyle tüketime sunulur. Kesimi takiben, etler olgunlaşmadan hemen dondurulursa şap virüsu aylarca canlı kalabilir ve et çözüldüğünde etken enfeksiyon yeteneğini korur. Yine hasta veya yorgun halde iken kesilen hayvanların kaslarında laktik asit oluşumu veya pH değerinin düşmesi, oldukça yavaş şekillendiği için, şap virüsünün ette pH değerine bağlı olarak inaktivasyon süresi uzamaktadır. Şap hastalığında görülen yüksek ateş, virüsün memeye ve meme başına yerleşmesi nedeniyle süt verimi çok azalır. Süt, süt proteini olan kazein sentezinin durması, serum proteinlerinin, özellikle immunglobulinlerin miktarlarının artması nedeniyle sarımtırak renkte ve suludur. Şap hastalığı görülen ineklerden sağılan ve/veya aynı bölgeden gelen sütlerin çiğ olarak tüketilmemesi tavsiye edilmektedir. Sütte bulunan virüsün klasik pastörizasyon yöntemi (72°C’de 20 saniye) ile yok edildiği bildirilmiştir (WHO, 1966 Hygiène du lait. Organisation Mondial de la Santé. Ceneve,Suisse.). Kaldı ki Türkiye’de 85°C’de 1 dakikalık pastörizasyon işlemi uygulanmaktadır. Bu nedenle şap virüsünün pastörize veya UHT (Ultra High Temperature, steril) sütlerde, pastörize sütten yapılmış beyaz peynirde, yoğurtta, telemesi haşlanan (min 75°C) peynirler arasında yer alan kaşar peynirinde bulunması olası değildir. Ancak çiğ sütten üretilen ve olgunlaştırılmadan satılan köy peynirlerinde, pH’nın yeterli ölçüde düşmemiş olması nedeniyle, etken canlılığını koruyarak risk oluşturabilir. Bu nedenle, sadece şap hastalığı etkeni yönünden değil, çiğ sütten üretilmesi nedeniyle pek çok zoonoz (hayvanlardan insanlara bulaşan) hastalık etkeni ve patojen mikroorganizmayı içerebilen taze beyaz peynirlerin 3 aylık olgunlaşma periyodunu tamamlamadan tüketilmemesi ve pazarlarda satışının yasaklanması gerekmektedir. |
|||||||||||||
| |||||||||||||