Konu Açıklaması :
Raşitizm (Rikets / kemik zayıflığı) nedir?
Raşitizm kemiklerde kalsiyum
depolanmasının yetersiz olmasına bağlı olarak ortaya çıkan şekil
bozukluklarına verilen genel addır. Nedenleri çeşitlidir. Her yaşta
görülebilir. En sık olarak görülen, dolayışıyla raşitizm denilince ilk
akla gelen D vitamini eksikliğine bağlı olarak süt çocukluğu döneminde
gelişen raşitizmdir.
D vitamini
eksikliği neden olur?
D vitamini diğer vitaminlerin çoğundan
farklı olarak besinlerle alınmasının yanında güneş ışığının yardımı
ile ciltte yapılır. Ciltte yapılan bu D vitamini vücudun gereksinimini
karşılayan temel kaynaktır. Besinlerle alınan ya da ciltte yapılan
vitamin D karaciğerde ve böbreklerde bir dizi işlemden geçerek etki
gücü en yüksek olan D vitamini şekline dönüşür. D vitamini eksikliği
de bu aşamalardan herhangi birindeki bir soruna bağlı olarak
gelişebilir; Güneş ışığına yeterince maruz kalmamak, D vitamini ve
kalsiyumdan zengin besinler almamak, barsaklardan emilim bozukluğu,
karaciğer ya da böbrek yetersizliği gibi. Bunlara ek olarak, uzun
süreli olarak kullanılan bazı ilaçlar da D vitamini metabolizmasını
etkileyerek raşitizme yol açabilir. Epilepsi (sara hastalığı)
tedavisinde kullanılan difenilhidantoin (epdantoin) ve fenobarbital (luminal)
bu ilaçlar arasında yer alır.
Vitamin D hangi
besinlerde bulunur?
Eğer besinler özel olarak D vitamininden
zenginleştirilmemişse, genellikle sıradan bir beslenme günlük
gereksinimi karşılamaya yetmez. Bunun istisnası balık ürünleri
özellikle balık yağıdır.
Anne sütünde
yeterince D vitamini var mıdır?
Anne sütündeki D vitamini miktarı 12-60
IU civarındadır. Bu miktar günlük D vitamini ihtiyacı olarak saptanan
400 IU’e kıyasla azdır. Anne sütündeki D vitamininin daha kolay
emildiği, dolayısıyla daha etkin olduğu ileri sürülse de, bugün anne
sütünün tek başına süt çocuğunun D vitamini gereksinimini
karşılamayacağına inanılmaktadır. Bu durum özellikle annede D vitamini
eksikliği varsa daha büyük önem taşır. Ana rahminde fötusun D vitamin
ihtiyacı annenin depolarından karşılanır. Fötus doğumdan sonra kendini
bir süre idare edebilecek kadar D vitaminini de çeşitli dokularında
depolar. Eğer annede D vitamini depoları yeterli değilse bebek ya D
vitamini eksik olarak, ya da yetersiz D vitamini depolamış olarak
doğar. Bu durum da doğumdan sonra yeterli D vitamini alınmaz ya da
yeterince güneş ışığına maruz kalınmazsa D vitamini eksikliğine bağlı
raşitizmin oluşmasını kolaylaştırır.
Raşitizmin
belirtileri nelerdir?
Raşitizmin belirtileri yaşa göre
değişir. En sık görüldüğü dönem olan ilk yaş içerisindeki belirtiler
kandaki kalsiyum ve fosfor düzeylerinin düşüklüğüne bağlıdır. Bu
belirtiler; sebebi izah edilemeyen huzursuzluk gibi müphem
belirtilerden havale geçirmeye kadar değişir. Raşitizmli bebeklerin
kasları gevşek ve güçsüzdür. Bu nedenle geç oturur, geç emekler ve geç
yürürler. Buna karşın zeka gelişimleri bu durumdan etkilenmez. Nedeni
bilinmeyen ve hastalıkla ilişkisi kesin olarak gösterilmemiş ama
anneler tarafından sıkça söylenen bir belirti de baş terlemesidir.
Raşitizmin diğer belirtileri ise
kemiklerde kalsiyum birikiminin yetersizliğine bağlıdır. Bıngıldak
yaşa göre büyüktür ve kapanması gecikir. El ve ayak bilekleri
geniştir. Kaburgaların üzerinde tespih tanesi gibi şişkinlikler fark
edilebilir. Göğüs kafesinin alt kısmında oluk benzeri bir çökme
oluşabilir. Diş çıkması gecikir. Raşitizmli çocukların alınları geniş
ve belirgin, karınları ise şiş gözükür. Eğer hastalık tedavi edilmezse
büyüme yavaşlar ve bir süre sonra çocuk boyca yaşıtlarına göre geri
kalır. Çocuk yürümeye başladıktan sonraki en önemli bulgu bacaklardaki
eğriliktir (O ya da V bacak).
Bu belirtilerin önemli bir kısmı
raşitizme özgü değildir. Bununla beraber bu belirtilerin bir kaçı bir
araya gelirse raşitizm bulunup bulunmadığına ilişkin tetkiklerin
yapılması gereklidir.
Raşitizmin
vitamin D eksikliği dışında ortaya çıkması mümkün müdür?
Evet. Raşitizm nadir de olsa başka
durumlarda da ortaya çıkabilir. Bu durumlar ya böbrek hastalıklarına
ya da doğuştan beri bulunup belirtilerini daha geç dönemde veren
genetik/ailevi bozukluklara bağlıdırlar. Bu hastalıkların sonuçları ve
tedavisi her birine özgü olduğu için, vitamin D eksikliğine bağlı
raşitizmden ayırt edilmesi önemlidir.
Raşitizm
nasıl teşhis edilir?
Çoğunlukla klinik bulgular teşhis için
yeterli olmakla beraber kesin teşhis için ya kemik filmi çekilmesi
ve/veya kan tahlili ile kalsiyum, fosfor ve alkalen fosfataz
düzeylerinin ölçülmesi gerekli olacaktır.
Raşitizmin
tedavisi zor mudur?
Raşitizmin tedavisi oldukça kolaydır.
Tedavinin esası eksikliğin giderilip, depoları doldurmaya yetecek D
vitamininin verilmesinden ibarettir. Tedavi çok nadir durumlar dışında
ağız yolu ile verilir. D vitamini her gün günlük ihtiyacın 5-20 misli
dozda (2000-8000 IU/gün) ve iki ila üç ay süre ile verilir. Bir başka
tedavi yolu da yüksek doz D vitamininin (600 000 IU) bir defada
ağızdan verilmesidir. Her iki tedavinin de kendine özgü avantaj ve
dezavantajları olup, hangi tedavinin seçileceği kararı hekim
tarafından verilmelidir. Eğer kalsiyum eksikliğine bağlı belirtiler
ağırsa ve kalsiyum düzeyleri düşükse tedaviye ağız yolu ile kalsiyum
verilmesi de eklenir.
Raşitizm
tedavisinin riskli yanları var mı dır?
D vitamini eğer gereğinden uzun veya
fazla dozda kullanıldığı takdirde D vitamini zehirlenmesi denilen,
böbrek yetmezliği ve ölüme kadar gidebilecek bir hastalığa yol
açabilir. Bu nedenle D vitamini tedavisinin hekim kontrolünde
uygulanması gereklidir.
Raşitizmden
korunulabilir mi?
Evet. Raşitizmden korunmanın temel
koşulu gebe ve emzikli annelerle çocukların yeterince güneş ışığına
maruz kalmalarının sağlanmasıdır. D vitamini yapımını sağlayan
ultraviyole ışını pencere camından geçmez. Bu nedenle arzu edilen
yararın sağlanabilmesi için güneş ışığına direkt olarak maruz
kalınması gereklidir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir
çalışmada sadece bez bağlı olarak haftada 10 dakika, baş, yüz, el ve
ayaklar açık olarak haftada 2 saat güneş ışığında bulunmanın korunmak
için yeterli olduğu gösterilmiştir. Bununla beraber, biz bu sürenin
yarı çıplak olarak günde 10 dakikadan, giysili olarak günde 30
dakikadan daha fazla olması gerektiğine inanmaktayız. Annelerin
bebeklerin en önemli D vitamini kaynağı olduğu akılda tutulmalı ve
gebe ya da emzikli kadınlar da benzer şekilde güneş ışığına maruz
kalmaya çalışmalıdırlar. Bu durum dini inanışlar nedeni ile kadınların
örtündüğü ülkemizde çok daha önemlidir.
Yukarıdaki korunma tedbirlerine ek
olarak, ağız yolu ile D vitamini verilmesi ile de korunma mümkündür.
Annelerde D vitamin eksikliği riski de göz önünde tutularak, anne sütü
alan tüm çocuklara günde 400 IU D vitamini verilmelidir. Hazır mama
ile beşlenen çocuklarda bu mamalar yeterince D vitamini içerdiği için
böyle bir uygulamaya gerek yoktur. D vitamini verilmesi anne sütü
kesildikten sonra da devam etmeli ve en az 1 yıl süre ile
uygulanmalıdır. Bu noktada, anne sütünün ilk dört ile altı ay
içerisinde D vitamin içeriği dışında çocuğun büyüme ve gelişmesi için
tek başına yeterli olduğunu hatırlamak, diğer yararları göz önünde
tutulduğunda anne sütünün bebek için en iyi besin olduğunu bir kez
daha vurgulamak yararlı olacaktır.
Diğer bir önemli korunma yolu da, en
sık tüketilen besinlerin, daha hazırlanma aşamasındayken D vitamini
yönünden zenginleştirilmesidir. Bati ülkelerinde 1930’lu yıllardan
beri sürdürülen bu uygulama bir miktar başlangıç yatırımı gerektirse
de kolay ve ucuz bir yöntemdir. Sadece süt ve ekmeğin D vitamini
yönünden zenginleştirilmesi yalnız raşitizmin değil, ileri yaşlarda D
vitamini eksikliği sonucu artan kemik erimesi (osteoporoz) ve buna
bağlı kırık riskinin de azalmasına hizmet edecektir.
D vitamini
ile ilgili yanlış inanışlar var mıdır?
Başlangıçta da söz edildiği gibi D
vitamini eksikliğinde diş çıkması gecikebilir. Bu nedenle dişlerini
çıkarmakta geciken tüm çocuklarda D vitamini verilmesinin yararı
olduğu inanışı yaygındır. “Diş iğnesi” adı ile hekim önerisi dışında
kullanılan yüksek doz D vitamini enjeksiyonları yukarıda belirtildiği
gibi D vitamini zehirlenmesinin ciddi sonuçlarına neden olabilir. Diş
çıkmasında gecikmenin çok değişik nedenleri olabilir. D vitamini
eksikliği bunlardan sadece biridir. Altta yatan esas neden bilinmeden
diş çıkması geciken her çocuğa yüksek doz D vitamin verilmesi
yanlıştır.
|