Çocuk Sağlığı
»
Çocuk Sağlığı » Kemik Sağlığı
|
Kemiklerin özellikleri Vücudumuzun çatısını oluşturan iskelet sistemi kemiklerden meydana gelir. Kemikler ağırlığımız taşırlar ve çeşitli fiziksel stresler sırasında ayakta durmamızı sağlarlar. Kemikler kemik hücreleri, protein matriks (osteoid doku) ve bu matrikse çöken minarel tabakasından oluşmaktadır. Bu bileşimin tümüne kemik kitlesi denmektedir. Kemiklerin sertliğini sağlayan minerallerin kalsiyum ve fosfat gelmektedir. Vücuttaki kalsiyumun %99’u kemiklerde bulunur ve kemikler aynı zamanda kalsiyum, fosfor ve magnezyum deposudur. Kemik dokusunun en önemli özelliği aktif bir yıkım ve yeniden yapım döngüsü göstermesidir. Kemikleri sürekli “harfiyat” yapılan bir inşaat yerine benzetebiliriz. Erişkin kemik dokusunun her yıl %10’u yeniden yapılmaktadır. Bu şekilde hem kemiklerin güçsüzleşmesi önlenmekte hem de organizmanın kalsiyum dengesi korunmaktadır. Kemik dokusundaki yapımdan osteoblastlar, yıkımdan ise osteoklastlar sorumludur. Kemik Sağlığı nedir ve
niçin önemlidir? Çocuklarda kemik
sağlığı ile osteoporoz ilişkisi Bebeklerde en önemli
kemik sağlığı sorunu Rikets (Raşitizm) gelişmekte olan ülkelerin önemli sağlık sorunlarından birisidir ve en çok 6-18 ay arasındaki çocukları etkilemektedir. Riketsin temel nedeni deride güneş ışınları etkisiyle sentez edilen D vitamini yetersizliğidir. Riketsin sık görüldüğü bölgelerde anneler genellikle ev içlerinde yaşamakta ve/veya fazla miktarda örtünmektedirler. Özellikle kış dönemindeki hamileliklerde vitamin desteği yapılmaması bebeklerin yetersiz D vitamini deposu ile doğmasına neden olmaktadır. Bu durumda anne sütü ile beslenmeleri de bebeklerin D vitamini yetersizliği sorunu ile karşılaşmasını önleyememektedir. Çünkü hem normalde anne sütündeki D vitamini düzeyi 12-60 IU civarındadır ve bu fizyolojik ihtiyacı (günde 400 IU) karşılamaktan uzaktır, hem de D vitamini yetersizliği olan annelerin sütündeki D vitamini düzeyi daha düşüktür. Son yıllarda çocukların yeterli güneş ışığına maruz kaldığı bölgelerde (örneğin Nijerya’da) kalsiyum alımındaki veya emilimindeki yetersizliklerin rikets nedeni olarak önem kazandığına dikkat çekilmektedir. Rikets havale geçirme, yürümede ve diş çıkarmada gecikme, kafatası kemiklerinin yumuşaklığı ve şekil bozukluğu, el bileklerinde genişleme, sık enfeksiyonlara yakalanma, baş terlemesi ve sürtünmeye bağlı arka kısımdaki saçların dökülmesi gibi bulgulara yol açabilir. Riketsin uzun dönemli kemik sağlığı üzerine esas etkisi bacak ve pelvis kemiklerinde yarattığı deformitedir. Yürüme çağında raşitizm geçiren çocuklarda dışa doğru eğrilmeler olur ve bazı hastalarda bu eğriliklerin cerrahi müdahale ile düzeltilmesi gerekebilir. Rikets geçiren kızların pelvis kemiklerindeki deformitenin doğum kanalının dar ve dolayısıyla zor doğumlara neden olduğu bilinmektedir. Riketsin (Raşitizm) dolayısıyla çocukluk çağında kemiklerdeki mineralizasyon yetersizliğinin önlenmesi için annelerin ve bebeklerin yeterli D vitamini almaları veya üretmeleri gereklidir. Bunun için bütün hamilelerin yeterli güneş almaları, anne sütü alsalar bile bütün bebeklere doğumdan sonraki haftalarda en az günde 400 IU D vitamini başlanması gerekmektedir. Bebeklerin kendilerine yetecek miktarda D vitamini üretebilmeleri için bez bağlı olarak günde 10 dakika, baş,yüz el ve ayaklar açık olarak ise haftada 2 saat güneş görmesi gerekmektedir. Bu koşulların her zaman sağlanmasındaki zorluk düşünüldüğünde bütün bebeklere D vitamini desteğinin yapılması daha da önem kazanmaktadır. Kemik sağlığı ile
kalsiyum arasındaki ilişki Besinlerle alınan kalsiyum ihtiyacının temel
nedeni kemik mineral yoğunluğunu arttırmaktır. Bebekler çocuklar ve
adolesanlarda kalsiyum gereksinmesi Amerikan Sağlık Enstitüsü (NIH) ve Ulusal
Bilimler Akademisi Beslenme Komitesi (NAS) tarafından ayrıntılı olarak
incelenmiştir. Her iki kuruluşun önerileri birlikte değerlendirildiğinde yakın
ergenlik döneminden başlayarak günde 1200-1500 mg kalsiyum alınması ve bu
miktarın ergenlik dönemi boyunca korunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yaşamın ilk yılında anne sütü kalsiyum ihtiyacı için en önemli kaynaktır. Yalnızca anne sütü veya anne sütü + ek gıdalar ile beslenen bebeklerde daha fazla kalsiyum vermenin uzun dönemli kemik mineralizasyonu üzerine olumlu etkisi olduğuna dair bir kanıt yoktur. Eldeki veriler anne sütündeki kalsiyumun inek sütüne ve mamalara göre biyoyararlığının daha iyi olduğunu göstermektedir. Bu nedenle bütün mamalardaki kalsiyum miktarı anne sütüne göre bir miktar yüksek tutulmuştur. Prematüre bebeklerde kalsiyum gereksinimi zamanında doğan bebeklerden daha fazladır. Bu bebeklerin hem hastanede yatarken hem de daha sonra daha yüksek kalsiyum içeren ve prematüreler için hazırlanmış mamalarla beslenmesi gereklidir. Ergenlik öncesi dönemdeki çocuklardaki kalsiyum gereksinmesi konusunda az bilgi vardır ve bu dönemde günde 800 mg kalsiyum alınmasının yeterli olduğu düşünülmektedir. Bu yaş gurubundaki en önemli konu çocuklara yeterli kalsiyum almalarını sağlayacak beslenme alışkanlıkları kazandırmaktır. Kalsiyum gereksinimi ile ilgili araştırmalar ergenliğin hemen öncesi ve ergenlik dönemindeki (9-18 yaş) çocuklar üzerine yoğunlaşmıştır. Puberte döneminde kalsiyum emiliminin arttığı ve kemik formasyonun çoğunluğunun bu dönemde olduğu bilinmektedir. Bir çok araştırma 9-18 yaş gurubunda net kalsiyum ihtiyacının 1200-1500 mg/gün olduğunu ve bunun üzerinde alınan kalsiyumun vücuttan atıldığını göstermektedir. Bu yaş gurubunda kalsiyum ilavesinin kemik mineral yoğunluğunu kısa dönemde olumlu etkilediğini gösteren çalışmalar olmakla birlikte esas önemli olan çocukluk ve ergenlik döneminde önerilen miktarlarda kalsiyum alımını sağlayacak besinlerle beslenmenin sürdürülmesidir. Besinlerin arasında en önemli kalsiyum kaynağı süt ve süt ürünleridir. Bu nedenle erken çocukluk döneminde süt, yoğurt ve peynir yeme alışkanlığını kazandırılması önemlidir. Bu nedenle anne-babaların “süt içmeden yatağına girme” şeklindeki ısrarları yerinde bir tutumdur. Şişmanlık korkusuyla süt içmeyen adolesan dönemindeki kızlara yağ içeriği düşük sütlerin kalsiyum içeriğinin değişmediği hatırlatılmalıdır. Bir çok sebze de kalsiyum içermektedir. Kalsiyum ile zenginleştirilmiş meyva suyu ve kahvaltılık besinler de süt ve süt ürünlerini sevmeyen çocuklar için alternatif besinlerdir. Bütün çabalara rağmen yeterli miktarda kalsiyum içeren besin tüketmeyen çocuk ve adolesanlara mineral desteği yapılması gereklidir. Çocukluk Döneminde
Fiziksel aktivite ve kemik sağlığı arasında ilişki varmı dır?
Yakın zamanda yayınlanan bir araştırmada 8 ay süreyle günde 10 veya daha fazla sıçrama hareketi yapan ve haftada iki kez atlama/sıçrama aktivitesi yapana çocukların normal okul aktivite programındaki çocuklara göre kemik dansitelerinde(yoğunluğu) %1.2 oranında bir artma olduğu göstermiştir. Kemik dansitesindeki % 5 oranındaki artmanın osteoporotik kırılma riskini %40 azalttığı düşünüldüğünde bu derecedeki kemik dansitesi artımının bile önemli olduğu üzerinde durulmaktadır. Benzer çalışmalarda kısa süreli ve belli bir ağırlığa karşı yapılan aktivitelerin ergenlik dönemindeki çocuklarda ve genç kadınlarda anlamlı ölçüde kemik dansitesi kazanımı sağladığı görülmüştür. Önemli Noktalar
|
|||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||