Konu Açıklaması :
İnsan ve toplum
üzerinde olumsuz etki yapan ve istenmeyen seslere
gürültü denir. Gürültü, insanlarda işitme kayıplarının
yanı sıra önemli bir stres ajanı olarak psikolojik,
sinir ve dolaşım sistemlerini etkileyerek çeşitli
hastalıklara yol açmaktadır.
Dünyada ve ülkemizde,
meslek hastalıkları arasında en yaygın olanı, gürültü
nedenli işitme kayıplarıdır. Gürültü yalnızca işyeri
zararlısı değil aynı zamanda da önemli bir çevresel
patolojik etkendir. Ülkemizde büyük şehirlerimizin pek
çok semtinde yapılan gürültü ölçümlerinde elde edilen
değerlerin eşik değerleri geçtiği saptanmıştır.
Sesin iki temel
belirleyicisi frekansı ve şiddetidir. Sesin şiddeti
doğrudan kulak zarına ulaşan mekanik basınçla
ilişkilidir ve desibel (dB) olarak ölçülür. Kulağımız
0-140 dB arası sesleri algılar. 140 dB kulakta ağrı,
kulak zarında yırtılma gibi etkiler yapar.
Frekans ise saniyede
geçen titreşim sayısıdır ve birimi hertz’dir (Hz). İnsan
kulağı 20-20.000 Hz arasındaki sesleri duyar. Bu sınırın
altındaki seslere infrasonik, üstündeki seslere de
ultrasonik sesler denir. Konuşma sesi aralığı da
500-2000 hz arasında değişir. Uluslararası standartlara
göre, işitme sistemine zarar veren gürültü düzeyi
100-10.000 Mhz ve 85 dB düzeyidir.
Kişinin sessiz bir
ortamda 1,5 metreden günlük konuşmaları anlamakta güçlük
çekmeye başladığı sınır gürültü düzeyi olarak kabul
edilebilir. Bu sınır 500, 1000 ve 2000 Hz frekanslarda
ortalama 25 dB değerine karşılık gelmektedir.
Gürültünün Sağlık Üzerine Etkileri:
1. İşitme
duyusu ve yollarında zararlara yol açar.
2.
Gürültünün kişilerde huzursuzluk, uykusuzluk,
sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu gibi etkileri
vardır.
3.
Çalışma etkinliğini azaltır, düşünmeyi engelleyebilir.
Bellekle ilgili çalışmalar, sözcük öğrenme amacıyla
yapılan çalışmalar gürültüden etkilenmektedir. Öğrenme
yaşantılarının olumsuz etkilenmesi özellikle okullarda
belirgindir. Gürültü bölgelere yakın olan okullarda
öğrenme etkinliğini azaltıcı etki yapmaktadır. Okuma,
anlama, öğrenme düzeyini azalttığından okul sağlığı
açısından da önemli olabilir.
4.
Karakter değişikliklerine neden olabilir. Eğilimi
olanlarda sorunların ve bunaltıların ağırlaşmasına yol
açar. Çabuk sinirlenme ve kızgınlığa yol açar.
5.
Aralıklı ve ani gürültü kişide ani adrenalin deşarjı
yaratarak kalp atış oranını, solunum sayısını, kan
basıncını arttırmakta, dikkat azalması, uyku düzeninde
bozulmalara neden olabilmektedir. Ani gürültüde kalp
hızı artmakta, gözbebeklerinde dilatasyon olmaktadır.
Gürültüden etkilenmenin
boyutu, gürültüye maruz kalma süresi, gürültünün
frekansı, şiddeti, kesikli ya da sabit olması ve kişisel
özelliklere bağlıdır. Başlangıçtaki etki işitme
yorgunluğu olarak tanımlanmaktadır. Sesin şiddeti ve
yoğunluğu arttıkça işitme yorgunluğu da artar. 140 dB
şiddetinde bir darbe gürültüsü ani ve geri dönüşü
olmayan işitme yitimine yol açabilir. Buna akustik
travma denir.
Gürültünün belli bir
sürede belirli şiddet etkilemesinin ilk sonucu işitme
eşiğinin yükselmesidir. Eğer gürültü yeterli şiddet ve
sürede etkilememişse işitme eşiğindeki değişim giderek
normale inmektedir. Bu olay geçici eşik kayması olarak
tanımlanmaktadır. Belli bir süre dinlendikten sonra
iyileşebilir. Eğer yeterli şiddet ve sürede etkilenme
söz konusu ise bu kez kalıcı eşik kayması ortaya çıkar.
Gürültü düzeyi arttıkça
oluşan işitme yitimi ve buna bağlı olarak iyileşme
süresi de artmaktadır. İşitme yitiminin düzelebilmesi
için etkilenim süresinin en az 10 katı kadar bir
iyileşme süresine gerek vardır.
Giderek artan
sanayileşme ve kentleşme sonucunda gürültü önemli bir
çevresel kirlilik etkeni haline gelmiştir. Gürültünün
insan sağlığını pek çok yönüyle olumsuz etkilediği
görülmesine karşın, toplumumuzda halen bir risk olarak
algılanmamaktadır. Oysa yine bilinmektedir ki gürültünün
bu olumsuz etkilerinden korunmanın en etkin yolu,
gürültü kaynağının denetimidir. Gürültünün azaltılmasına
yönelik önlemler tasarım ve üretim aşamasında alınmak
zorundadır.
Okullarda ve
işyerlerinde sağlık eğitimi çalışmalarına ağırlık
verilmeli ve bu konuda toplumsal duyarlılık
oluşturulmalıdır.
Gürültü ile ilgili
mevzuatımızda gürültü limit değerleri konusunda, farklı
yasa ve tüzükler bulunmaktadır. Mevzuattaki bu
farklılıkların giderilmesi, etkin denetim ve
kontrollerin yapılması, yerel yönetimlerin ve
işverenlerin bu konudaki sorumluluklarını yerine
getirmeleri konusunda ısrarla izlenmesi gürültü
kontrolünde etkili olacaktır.
|