Konu Açıklaması :
Diyabetli
insanlarda, normal insanlara göre ayak bakımı oldukça
önemlidir. Özellikle ayaklarında duyu kaybı olan,
ayaklarının görünümü değişmiş hastalarda ve iyileşmeyen ayak
ülserleri ve ağrısı olan diyabetli hastalarda ayak bakımı
düzenli, dikkatli ve titizlikle yapılmalıdır.
Diyabetli hastalar için
ciddi ayak problemleri açısından artmış risk söz konusudur.
Ayak sorunları diyabetin en sık görülen ve en fazla
hastanede yatışı gerektiren komplikasyonudur. Ayak
sorunlarının başlıcaları, enfeksiyon, yaralanma, uygun
olmayan ayakkabı kullanımı, ev dışında çıplak ayakla veya
terlikle gezme ile meydana gelen ciltte ülserler, su
toplanmaları, sıyrıklar ve cilt tahrişleridir. Yapılan
çalışmalarda 30 yaş altında diyabet tanısı konanlarda daha
belirgin olmak üzere ayak problemlerinin ortaya çıkması ile
diyabetin süresi arasında sıkı bir ilişki olduğu ortaya
konmuştur.
Sağlıklı
Ayak
Sağlıklı bir ayak güçlü ve
hareketlidir. Ayağa gücünü veren kemik ve eklemlerdir.
Kemikler ve eklemler vücut ağırlığının oluşturduğu basıncı
karşılar ve beraberlerinde bulunan bağlar ve kaslar
sayesinde yürüme ve koşma fonksiyonlarını yerine getirir.
Sağlıklı bir ayakta yaralanma veya iltihaplanma meydana
geldiğinde yaralanmanın veya iltihaplanmanın olduğu bölgede
ağrı hissedilir. Ağrı bir uyarıdır. Ağrı sayesinde ayakta
yaralanma olduğu ve bu yaraya müdahale edilmesi gerektiği
bilinir. Bu nedenle ayağın sinir sistemi önemlidir.
Yaralanma meydana geldiğinde enfeksiyona karşı direnci
oluşturan ve hasar gören dokuların tamir işlemini yerine
getiren hücreler ayağa kan dolaşımı ile gelir. Kan
dolaşımının sağlıklı olması sayesinde enfeksiyonlara karşı
direnç oluşur, yayılması engellenir ve yaranın iyileşmesi
sağlanır. Kan damarları aynı zamanda ayağın ihtiyacı olan
oksijen ve besin maddelerini ayağa taşır.
Diyabet
Ayaklan Nasıl Etkiler?
Kan şekerinin sürekli
yüksekliği nedeni ile tüm vücutta olduğu gibi ayaklarda daha
belirgin olmak üzere aşağıdaki belirtilen olaylar nedeni ile
ayaklar diyabetten olumsuz yönde etkilenir.
Kan
dolaşımının azalması
Diyabet damar duvarlarını
bozarak damarların hasar görmesine ve ayaklara giden kan
miktarının azalmasına neden olur. Bunun sonucunda ayağın
iyileşme ve enfeksiyonlara karşı direnç oluşturma kapasitesi
azalır. Bu da ayakta meydana gelen yaraların iyileşme
süresinin uzamasına, enfeksiyonun yayılmasının kontrol
altına alınmasında ve tedavisinde zorluklara yol açar. Aynı
zamanda kan akımının azalması nedeniyle tedavide kullanılan
ilaçların yeterince ayağa ulaşamamasına ve ilaç dozlarının
artırılmasına neden olur.
Sinirlerin hasar görmesi
Sürekli kan şekeri yüksekliği
ayağın his, pozisyon ve ağrı duyusu fonksiyonlarını yerine
getiren sinirlerde hasara yol açar. Sinirlerin hasar görmesi
his ile ilgili fonksiyonlarda bozulmaya neden olur.
Diyabetli hastaların ayakların yaralanma sırasında ağrının
az veya hiç hissedilmemesinin sebebi sinirlerin hasar
görmesidir. Ayağın hissinin azalması veya kaybolması nedeni
ile diyabetli hastaların ayaklarının sürekli üşümesi kan
dolaşımı yetersizliği yanında sinirlerinde hasar görmesine
bağlıdır.
Enfeksiyonlara karşı
direncin azalması: Kan şekeri normal değerinin üzerine
çıktığında enfeksiyonları meydana getiren mikroplara karşı
beyaz kan hücrelerinin savaşma kapasiteleri azalır. Bu da
ayakta meydana gelen enfeksiyonun hızla yayılmasına ve daha
fazla ayağı tahrip etmesine neden olur. Aynı zamanda beyaz
kan hücrelerinin savunma kapasitelerinin azalması yanında
kan şekeri yüksekliği genel bağışıklık sistemini de olumsuz
yönde etkiler.
Bu olayların hepsi bir
araya toplandığında diyabetli hastaların ayaklarında
yaraların ve enfeksiyonların oluşması kolaylaşır ve
tedavileri zorlaşır. Bu nedenle tedavinin önemi yanında
ayakların korunması ve bakımı ön plana çıkmaktadır.
Korunma
Diyabetli hastalar ayaklarında
oluşabilecek küçük sorunların büyük problemlere yol
açabileceğini, ayaklarını yaralanmalara karşı titizlikle
korumaları gerektiğini ve en ufak bir sorunda sağlık
merkezlerine başvurmaları gerektiğini iyi bilmelidirler.
Özellikle diyabetli çocukları olan ailelerin erken yaşlarda
meydana gelebilecek ayak sorunları nedeni ile dikkatli
olmaları gereklidir. Amerika
da 1994 yılında diyabetli olan 67.000 hasta diyabetin neden
olduğu ayak sorunları nedeni ile ayak parmaklarını,
ayaklarını ve hatta bacaklarını kaybetmek zorunda
kalmışlardır, Sadece ayakların düzenli bakımı ve korunması
ile bahsi geçen uzuv kayıpları % 50 nin üzerinde bir oranla
engellenebilmektedir.
Diyabetli hastaların ayak
sorunları ile uğraşmak zor ve önemlidir. Bunun iyi
anlaşılması gerekir. Diyabetin neden olduğu sorunlarla
uğraşması gereken hastanın kendisi ve ayak sorunları ile
ilgili uzmanlaşmış hekimlerdir. Hastanın görevi tamamen
koruma ve bakım üzerinde yoğunlaşmalı, hastalar çok küçük
olduğunu düşündükleri bir sorun olsa dahi kendi kendilerini
tedaviye kalkışmamalı bu gibi durumlarda tedaviyi hekime
bırakmalıdırlar.
Diyabetli Hastalarda Ayakların Korunması ve Bakımı
Diyabetin Kontrolü Diyabetli
bir hastanın ayaklarının korunmasında öncelikle yüksek kan
şekerinin kontrol altında tutulması hayati önem taşır.
Sağlıklı bir yaşam için kan şekeri, kan basıncı ve
kolesterol düzeylerinin kontrol altında tutulması
gereklidir. Bu değerlerin kontrol altında tutulması
diyabetin uzun süreli ayak, böbrek, göz ve diğer organlar
üzerindeki kötü etkisini azaltacaktır.
Diyabetin neden olduğu ayak
sorunlarının giderilmesi amacı ile hastalar sürekli değişik
uzmanlık dallarındaki hekimlerle (iç hastalıkları, ortopedi,
travmatoloji, kardiyoloji, kalp damar cerrahisi gibi) ilişki
içinde olmalıdır. Bu uzmanlarla ilişkileri sayesinde
diyabetik hastalar;
Kan şekeri, kan basıncı ve
kolesterol düzeylerini ne zaman yapılması gerektiğini,
Kan şekeri kontrolü için
kendisi ölçüm cihazları kullanıyorsa bu cihazları nasıl
kullanacağını ve hangi sıklıkla ölçüm yapması gerektiğini,
ilaçlarını nasıl alması gerektiğini,
Günlük sebze ve meyve içeren
az yağlı ve posalı yiyeceklerden oluşan diyetini nasıl
uygulaması gerektiğini,
Günlük fiziksel aktivitesini
nasıl yapması gerektiğini, Sigarayı neden bırakması
gerektiğini,
Ayak bakımını nasıl
planlayacağını ve nasıl yapacağını,
Yılda en az bir kez ayak, göz
ve böbrek kontrollerinin yapılması gerektiğini,
Yılda en az 2 kez dişlerini
kontrol ettirmesi gerektiğini, öğrenmelidirler.
Günlük
Ayak Kontrolü
Diyabetli hastalar ayaklarında
belirgin problem olmasına rağmen ağrı hissetmeyebilirler. Bu
nedenle diyabetli hastalar günlük olarak ciltte kesi,
kızarıklık, şişlik ve iltihaplı tırnaklar açısından
ayaklarını kontrol etmelidirler. Bu kontroller için tercihen
yatmadan önce hasta kendine zaman ayırmalıdır. Eğer hasta
başka sorunları nedeni ile ayaklarını görmek için yeterince
eğilemiyorsa bir ayna (tercihen plastik) yardımı ile
kontrolünü yapmalı veya diğer aile bireylerinden yardım
istemelidir.
Ayakların Hergün Yıkanması
Ayakların temiz ve kuru
tutulması ayak cildinin sağlığı ve fonksiyonlarının
(enfeksiyona karşı, engel teşkil etmesi gibi) yerine
getirilmesinde önemli yer tutar. Bu amaçla ayaklar her gün
çok sıcak olmayan ılık su ile yıkanmalı ve yıkama sonrasında
iyice kurulanmalıdır. Yıkama suyunun çok soğuk veya çok
sıcak olmamasına özen gösterilmelidir. Bu amaçla su
sıcaklığını değerlendirmek için hasta termometre (derece)
veya kendi dirseğini kullanabilir. Yıkama sonrasında
özellikle ayak parmak aralarını iyice kurulanmasına dikkat
edilmelidir. Kuruladıktan sonra parmak aralarının kuru
kalmasını sağlamak için talk pudrası veya mısır nişastası
kullanılabilir. Ayak parmaklan dışındaki ayak cildinin
yumuşak ve düzgün kalmasını sağlamak için kaliteli cilt
losyonları veya yumuşatıcı baz kremler kullanılabilir. Bahsi
geç en losyon ve kremler asla parmak aralarına
sürülmemelidir.
Nasırların ve Cilt Sertliklerinin Giderilmesi
Eğer diyabetli hasta
ayaklarında nasır veya ciltte sertlikler saptamışsa
öncelikle hekime başvurmalıdır. Daha öncede belirtildiği
gibi hiçbir zaman kendi kendini tedaviye kalkışmamalıdır.
Hekimin değerlendirmesi sonucunda eğer hekim uygun görürse
nasır ve sertliklerin giderilmesi amacı ile banyo veya duş
sonrasında ponza taşı (veya topuk taşı) kullanılabilir.
Nasırlar veya sertlikler asla kesilmemelidir. Bu amaçla
tıraş bıçağı, nasır bantları veya nasır losyonları
kullanılmamalıdır. Bu tür uygulamalar ciltte hasara veya
yaralanmalara yol açabilir.
Tırnakların Bakımı
Tırnaklar her hafta veya gerektiğinde düzenli olarak
kesilmelidir. Uygun olan tırnakların banyodan sonra
kesilmesidir. Tırnakların çok kısa (tırnak yatağı kenarına
kadar) kesilmemesi bir miktar uzun ve düz bir hat boyunca
kesilmesi önemlidir. Tırnaklar kesildikten sonra meydana
gelen pürtükleşmeler tırnak törpüsü ile düzeltilmelidir:
Eğer hastanın görme
sorunları varsa, tırnaklarına 1 ulaşacak kadar eğilemiyorsa,
tırnaklan kalın ve san] renkte ise veya tırnaklar çok eğimli
ve cildin içine batıyorsa hasta bir yakını ile birlikte
hekime başvurmalı ı ve yakının tırnak bakımı ile ilgili
yapması gerekeni ı öğrenmesi ve yakınınca tırnak bakımının
yapılması gereklidir.
Ayakkabı
ve Çorap Kullanımı
Diyabetli hasta her zaman
çorap ve ayakkabı giymelidir. Ev içinde ve dışında asla
çıplak ayakla dolaşmamalıdır. Çıplak ayakla dolaşıldığında
ayağın yaralanma şansı artacaktır. Çıplak ayakla ayakkabı
giyilmesinden kaçınılmalıdır. Çünkü ayakkabı ile cilt
arasında meydana gelecek sürtünmeler ciltte su toplamalarına
ve tahrişlere yol açacaktır. Diyabetli hastalar her zaman
ayağa tam oturan, temiz ve dikişsiz çoraplar giymelidirler.
Çorapta delik, katlanma olmaması gereklidir. Özellikler
çorabın lastik kısmının ciltte iz bırakmayacak gerginlikte
olmasına dikkat edilmelidir. Çorap ve ayakkabı giymeden önce
her zaman içlerinin kontrol edilip içlerinde herhangi bir
cisim olmadan giyilmesi önemlidir. Kullanılacak ayakkabı
giyildikten sonra belirgin boşluk bırakmayan, yumuşak
derili, yüksek veya sivri topuklu olmayan, ayak
parmaklarının rahat hareket etmesine izin verecek şekilde ön
kısmı geniş olan ayakkabılardan seçilmelidir. Özel durumlar
dışında yaz veya kış diyabetli hastalar hiçbir zaman terlik
kullanmamalıdır.
Ayakların Sıcak veya Soğuktan Korunması
Sıcak zeminlerde ve yaz
aylarında kumsalda dahi diyabetli hastalar ayakkabı ile
dolaşmalıdırlar. Diyabetli hastaların ayaklarında diğer
insanlara göre daha kolay güneş yanıkları meydana gelebilir.
Bu nedenle yaz aylarında güneşlenilirken ayaklar mutlaka
üzerleri örtülerek direkt güneş ışığından korunmalıdırlar.
Kışın ısıtıcılardan ve açık ateşten ayaklar uzak
tutulmalıdır. Ayakların sıcak suya sokulması veya sıcak
ısıtıcı petlerle ısıtılmaya çalışılması yanlıştır. Eğer
ayaklar çok üşüyorsa uyurken de çorap kullanılmalıdır. Kışın
ayakların soğuktan korunması için yukarıda anlatılan
özellikleri karşılayan bot giyilmesi daha uygundur. Yağmurlu
ve karlı havalarda ayaklar hiçbir zaman ıslak kalmamalıdır.
Bu soğuğun ayak üzerindeki olumsuz etkilerini artıracaktır.
Ayakların Kan Dolaşımı
Ayakların kan dolaşımının
rahatlatılması amacı ile otururken hasta ayaklarını uzatıp
yukarı kaldırması yararlıdır. Bu oturma pozisyonu hasta
tarafından alışkanlık haline getirmelidir. Günde 2-3 kez 5
dakika boyunca ayak parmaklarının ve ayak bileklerinin
hareket ettirilmesi kan
dolaşımının rahatlamasına katkıda bulunur. Uzun süreli bacak
bacak üzerine atılarak oturulmalıdır. Sıkı çoraplardan ve
özellikle bayanlar için tayt, jartiyer gibi bacakları sıkan
giysilerden kaçınılması gerekir. Sigara ayakların kan
akımını azalttığı için kesinlikle içilmemelidir.
Egzersiz
ve Fiziksel Aktive
Diyabetli hastalar için
yürüme, yüzme ve bisiklete binme ayaklar için kolay ve uygun
egzersizlerdir. Koşma ve atlama gibi ayakları zorlayan
egzersizlerden diyabetli hastalar kaçınılmalıdır. Günlük
egzersiz yapılmalı,egzersize hafif tempo ile başlanmalı ve
sonunda yine hafif tempo ile bitirilmelidir.Egzersiz
sırasında mutlaka uygun spor ayakkabılar giyilmelidir.
Yürüyüş için beton ve sert zeminler yerine toprak ve çim
gibi yumuşak zeminler tercih edilmelidir.
Uygun
Ayakkabı Seçimi
Günlük kullanım için spor
ayakkabılar en uygun olanıdır.Bu ayakkabılar ayakları
desteklemeleri ve ayakkabı içinde ayakların yeterli
havalanmasını sağlayabilmeleri nedeni ile önerilmektedir.
Asla vinil veya plastik ayakkabılar seçilmemelidir. Çünkü bu
tür ayakkabılar esnemez, genişlemez ve ayağın yeterince
havalanmasına izin vermezler. Yeni ayakkabı alınırken akşam
saatleri tercih edilmelidir. Akşama doğru ayaklarda bir
miktar şişlik meydana geleceğinden uygun numara seçimi için
akşam saatlerinde denenerek ayakkabının satın alınmasını
uygun numara seçimi için önemlidir. Çünkü yeni alınan
ayakkabı ilk alındığında dahi ayağa uyumu beklenmeden rahat
olmalı ve içinde ayak parmakları rahatlıkla hareket
edebilmelidir. Daha önce bahsedildiği üzere yüksek ve sivri
topuklu ayakkabılar parmaklarda aşırı yüklenmeye neden
olacağı için tercih edilmemelidir.
|